Tarih · Konu 6/15 · sıralı çalışma
Kısa özet: Kurtuluş Savaşı, 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışıyla başlayıp 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması ile sonuçlanan milli mücadele sürecidir. Sınavda en kritik zincir; Amasya Genelgesi, Erzurum-Sivas Kongreleri, Misak-ı Milli, 23 Nisan 1920 TBMM, cepheler (Doğu-Güney-Batı), Sakarya, Büyük Taarruz, Mudanya ve Lozan'dır.
- 20 altın kural
- KPSS'de ort. ~3-4 soru
- En kritik: kongre kararları, Sakarya, Lozan
KPSS'nin en yüksek ağırlıklı Tarih konusudur; kongre kararları, cephelerin sonuçları, antlaşmaların 'ilk' olma özellikleri ve kronolojik sıralama sorulur. Her olayı 'ne zaman, kiminle, hangi sonuçla' üçlüsüyle kodlamak, sıralama sorularındaki çeldiricileri elemenin en güvenli yoludur.
Mondros Sonrası İşgaller
30 Ekim 1918 Mondros Ateşkesi sonrasında İtilaf Devletleri Anadolu'yu fiilen işgale başlamış; 13 Kasım 1918'de İstanbul işgal edilmiş, 15 Mayıs 1919'da ise Yunan kuvvetleri İzmir'i işgal etmiştir.
Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışı
Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmış, bu tarih Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı ve Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabul edilir.
Amasya Genelgesi
22 Haziran 1919'da yayımlanan Amasya Genelgesi'nde 'Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' ifadesiyle milli mücadelenin gerekçesi ve yöntemi ortaya konmuş; bu genelge Kurtuluş Savaşı'nın ilk yazılı belgesi ve ihtilal beyannamesi niteliğindedir.
Erzurum ve Sivas Kongreleri
23 Temmuz 1919'da toplanan Erzurum Kongresi bölgesel, 4 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi ise milli nitelikte kararlar almıştır. Sivas Kongresi'nde tüm milli cemiyetler 'Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti' adı altında birleştirilmiştir.
Misak-ı Milli
Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde 28 Ocak 1920'de kabul edilen Misak-ı Milli (Milli Ant), Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada işgal altında olmayan topraklardaki Türklerin yaşadığı bölgelerin bölünmez bütün olduğunu ilan eden bağımsızlık belgesidir.
İstanbul'un Resmen İşgali ve TBMM'nin Açılışı
İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal edip Meclis-i Mebusan'ı dağıtınca, Mustafa Kemal Ankara'da yeni bir meclis toplanması çağrısında bulunmuş; 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) açılmıştır.
Örnek Soru
Soru: TBMM'nin imzaladığı ilk siyasi antlaşma olma özelliğini taşıyan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: B) Doğu Cephesi'nde Ermenilere karşı kazanılan zafer sonrasında 1920'de imzalanan Gümrü Antlaşması, TBMM'nin bir devlet olarak imzaladığı ilk siyasi antlaşmadır ve TBMM'nin uluslararası alanda meşruiyetini gösteren ilk adımdır. Diğer seçenekler daha sonraki tarihlerde imzalanmış antlaşmalardır.
İlgili Konular
Sıkça Sorulan Sorular
Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı olarak, Mustafa Kemal'in 9. Ordu Müfettişi sıfatıyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışı kabul edilir. Bu tarih, milli mücadelenin örgütlü bir şekilde başlamasının sembolü sayılır ve bu nedenle Türkiye'de 19 Mayıs, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanır. KPSS'de bu tarih hem tarihi hem de güncel anlamıyla sıkça sorulur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, İtilaf Devletleri'nin 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal edip Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nı dağıtmasının ardından, 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılmıştır. Meclisin açılması, milli iradeyi temsil eden yeni ve tam yetkili bir siyasi otoritenin kurulması amacını taşımış, milli mücadelenin hem siyasi hem askeri liderliğini üstlenmiştir.
23 Ağustos - 13 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesi, Yunan ordusunun Ankara'ya yönelik ilerleyişini durdurmuş ve savaşın kaderini Türk lehine çevirmiştir. Zafer sonrası TBMM, Mustafa Kemal'e 'Gazi' unvanı ve 'Mareşal' rütbesini vermiştir. Bu savaştan sonra Yunan ordusu bir daha büyük bir taarruz gerçekleştirememiş, savunmaya geçmek zorunda kalmıştır.
Lozan Barış Antlaşması'nda (24 Temmuz 1923) Musul ve Boğazlar meseleleri tam olarak çözülememiştir. Musul sorunu Türkiye ile İngiltere arasında ayrı görüşmelere bırakılmış, 1926'da imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul Irak sınırları içinde kalmıştır. Boğazlar meselesi ise ancak 1936'da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye lehine tam olarak çözüme kavuşmuştur.